Filed Under (winmakerto) by winmaker on 08-03-2006
Sinekleri, böcekleri ilaçla öldürmenin neresi zevkli diye düşünenlerdenseniz hemmen bir tane konuşan sineklik edinmelisiniz. O, bu işten kesinlikle zevk alıyor, sinekleri ezdiği zaman züppe bir şekilde astalavista beybi diyor. Kendisine cephe alasım geldi nedense. Dev sinekler kovalasın sizi e mi? e.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 01-03-2006
Sokakta yürürken birden cebinize mesaj geliyor (ki bu günümüzde rastlanılması en doğal olaylardan biridir), açıp bakıyorsunuz ve ta taaaaa, winternet sizi yolda da yakalamış. Logizmo’nun işi ve blog kardeşliğinin birliğiyle meydana gelen işbirliği sonucunda böyle birşey oldu. Moblog’un tersi bir nevi.
“BLOG boşluk BL10217 yazıp 3151′e gönder, cebinize geleyim” esprisi artık gerçeğe dönüştü. Sürüyü kurtlar kapmadan üye olun derim. Yalancı çoban misali hani. Yalan söylemiyorum evet doğru. Cümleyi toplayamıyorum, bitireyim bari.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 01-03-2006
Madem ki meyveyi sıkıp suyunu çıkarabiliyoruz, o halde neden suyunun cılkını çıkartıp iki kere rafine meyve suyu, daha doğrusu meyve suyunun suyu şeklinde satmıyoruz diye düşünen gözlüklü, zayıf, dişleri hafif sararmış bir firma yetkilisi, nasıl olduysa fikrini kabul ettirmeyi başarmış. İşte sonuç: Su tadında meyve suyu. Hayır, amaç doğallıksa yoga suyu içeriz olur biter.
Firmanın sıradaki ürünü ise eti kızartırken çıkan dumanı damıtıp et suyu elde etmekmiş.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 01-03-2006
Yemek yemek güzeldir fakat sürekli yapmak zorunda olduğumuz bir aktivite olduğu için bir süre sıkıcı hale gelebilir. Canıtın, bu aktiviteden 3 yıldan beri sıkılan bir insan. Bu yüzden, fotoğraflarını görünce bile ıyk diyip gözümüzü kapattığımız yiyecekleri yemeyi vazife edinmiş kendine. Ona başarılar dileyip öğkk diyoruz. Ah canıtın ahhh…
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 01-03-2006

Üçlemeyi tamamlayıp noktayı koymuştuk güya, fakat yalan oldu ,durmuyor ki elin tekstilbazları, sürekli garip şeyler çıkarıyorlar. Mesela çiftler için iki kişilik don, veya yaşam enerjinizi sömürüp sizi ısıtan battaniye. Kendisi günümüzde unutulan bir enerji birimi olan yitiren orgon ile çalışıyor.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 21-02-2006
??????????????????
????????????????
Yukarda diyor ki: “suya sabuna dokunmadan, lazerle işte böyle yıkarız adamı”, sonra da devam ediyor: ????????????????????????, bunula da yetinmiyor: ????????????????????????, vay canına diyorsunuz ama daha bitmedi, asıl şok edici cümleler bunlar: ?????????????LED?????. ŞAka tabi ki, suyun sıcaklığına göre rengi değişen ahize, avize, aloo, duşbaş, herneyse işte.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 16-02-2006
Hazır, tekstil sitesine dönmüşken burası, sevginin, aşkın sweet-shirt’üyle, yani sweat-heart’la üçlemeyi tamamlayıp noktayı koyalım. E tabi iyice şebek durumuna düşmemek için aynı boyda sevgili bulmak şart.
Diğer ürünler için burdan aşağılara bakınız.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 13-02-2006
>>>>>>
<<<<<<
İki adet cep telefonu ve bir adet radyo ile dağın zirvesinde mahsur kaldıysanız aç kalacağım diye korkmayınız.
Suzzanna S. Beder’in modern yemek tarifleri sayesinde karnınız her koşul altında doyacak. En yakındaki kartal yuvasından aldığınız yumurtayı
cep telefonu ve radyo kullanarak pişirip yiyebilirsiniz. Hem bu teknikle, bedava konuşulan tarifelere geçip evde süper ucuza mikrodalga yemekler yapabilirsiniz. Radyasyon kebabı, radyasyon burger, radyasyon bayıldı… Oh miss.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 08-02-2006
Nestle, über bir atak yapıp önce kahve-bira‘yı tescilletmiş, sonra da yavrucaklarımızın kitkat‘ına alkol katmış. Yakında, yediğimiz içtiğimiz alkolden ayrı gitmeyecek. O halde durduğumuz hata, hemmen özlü sözlü bir sonla başlayalım operasyona. Ne demişler, biranız soğuk, eliniz sıcak olsun.
Filed Under (winmakerto) by winmaker on 08-02-2006

Uykunun ne zaman, nerden geleceği belli olmaz. Mesela 3ü çeyrek geçe, işyerindeki masanızdan gelebilir. Böyle durumlarda
kafein depolamak suretiyle uykunuzu kaçırıp geriye kalan yıl sayınızı azaltmaktansa, hemmen uyuyup ömrünüze ömür katmak en mantıklısıdır. Heryerde uyuyabilmek içinse yanınızda
giy-uyu taşımak lazım tabi. Sizi bu kıyafetin içinde uyurken bulan patronunuz, emin olun ki hiçbir şey demeyecektir. İyi uykular.